Volkan AKTAŞ ile Röportaj

Volkan AKTAŞ kimdir, biraz kendinizden bahseder misiniz?

1976 Mersin doğumlu olup aslen Diyarbakır Ergani’liyim. Lise öğrenimini Mersin Atatürk Endüstri Meslek Lisesi’nde teknik lise bilgisayar bölümünden, üniversite öğrenimini ise Gazi Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği bölümünden mezun olarak tamamladım. 1999-2003 yılları arasında Şanlıurfa Endüstri Meslek Lisesi’nde bilgisayar öğretmeni olarak görev yapmış olup, 2003 yılından bu yana da Mersin’de görev yapmaktayım. Visual Basic .NET, C# , Asp. NET, VBA, Python dilleri ile aktif olarak uygulamalar geliştirmekteyim.Evliyim. Biri erkek biri de kız olmak üzere iki çocuğum var.

Geçen haftalarda piyasa çıkan VB.NET kitabiniz hakkında bilgi verir misiniz? Hangi kitleye hitaben yazdınız bu kitabi ve bu kitabı yazma fikri nereden geldi?

Bu kitap ile Visual Studio .Net 2010 programı ile birlikte sunulan Visual Basic .NET’in son sürümü olan 10. versiyonu anlatılmıştır. Kitapta Visual Basic .NET’in temel özelliklerinden başlanarak orta seviyelere kadar bir çok özelliği anlatılmıştır. Bu özellikler içerisinde Visual Basic .NET’in daha önceki sürümlerinden gelen özellikler olduğu gibi, 10. sürümü gelen bazı yeni özellikler de vardır. Bu kitabı yazma fikri aslında yayınevinin teklifi ile oldu. Bu kitaptan önce vba konusunda bir kitap yazmıştım. Bu kitabın biraz daha profesyonel kitlelere hitap eden bir kitap olduğu ve daha geniş kitlelere hitap eden bir vb.net kitabı yazıp yazamayacağımı sordular ben de bu teklifi kabul ederek kitabı yazdım.


Kendinizden bahsederken Bilgisayar Öğretmeni olduğunuzu söylediniz, Türkiye’de Bilgisayar öğretmeni olmanın zorunluluklarını anlatır mısınız?

Evet, halen bilgisayar öğretmeni olarak bir okulda görev yapmaktayım. Türkiyede bilgisayar öğretmeni olmak zor gerçekten. Çünkü öncelikle kendi alanımız dışında bir çok işle de uğraşmaktayız. Bir de maalesef bazı işlerin ehemmiyetini bazı kimselere anlatamadığımızdan bazı fikirlerimiz ve projelerimizi gerçekleştiremiyoruz. Bu kısımda daha anlatacak çok şey var ama onları maalesef anlatamıyorum.

Çoğu öğretmen, sabahtan akşama kadar okulda ve öğrencilerle uğraşırlar ve kitap yazmak, makale yazmak ve bilişim sitelerinde insanlara yardımcı olmak gibi faaliyetlere zamanları yetmez; siz bütün bunlara nasıl başarabiliyorsunuz? Zamanınızı nasıl tanzim ediyorsunuz?

Okulda boş bulduğum zamanlarda, evde ise akşamları çocuklarım uyuduktan sonra yapmaya gayret ediyorum. Programcıların zaten en yoğun mesaisi geceleridir. Bazılarının doya doya dinlendiği yarı yıl tatili ve yaz tatili zamanları benim için kendimi geliştirme fırsatı yakaladığım zamanlar oluyor. Bu zaman dilimlerinde ya yeni bir teknoloji öğrenirim ya da yeni bir dil. Bazı şeylerden fedakârlık yapmadan olmuyor bu işler. Zamanı mümkün oldukça planlı yaşamaya gayret ediyorum. Bilgisayar başında oyun, msn vs. gibi şeylerle zaman harcamak yerine makale yazma, proje geliştirme gibi işlerle iştigal ediyorum.

VB.NET in geleceği hakkında düşünceleriniz nelerdir? Bildiğiniz gibi C# bu dilin ününü hayli zedeledi. Vb.net i C# karşısında nasıl savunabiliriz?

Ben bir tek dile bağlı kalan ya da bunu savunan dil fanatiklerinden değilim. Benim görüşüme göre bir programcı birden fazla dil bilerek yapacağı projeye göre dil seçimi yapmalıdır. Örneğin ben veri tabanı, string işlemleri, vba gibi projelerde vb.net i, api, dll, wpf, silverlight gibi uygulamalarda c# ı, internet üzerinden veri çeken uygulamalarda python’u kullanıyorum. Dolayısı ile her dili üstün olduğu noktalarda kullanmak lazım.  VB.NET ile daha hızlı yapabileceğim bir işi C# ile yapmam ya da tam tersi. Ama vb.net bana kullanıcı diline yakın oluşu nedeni ile daha sıcak geliyor. O nedenle dil noktasında ilk tercihim vb.net olmaktadır her zaman.

Özgür yazılım felsefesine bakışınız nedir? Sizin bu alanda herhangi bir katkınız oldu mu?

Gerek kendi blog ve sitemde gerekse yöneticilik yaptığım forum ve sitelerde kendim açık kaynak kodlu projeler paylaşmaya çalıştığım gibi, proje ve programlarını paylaşan kişileri de bu şekilde yönlendirmekteyim. Çünkü bilgi paylaşıldıkça büyür. Şu anda içerisinde olduğum bir AR-GE grubu ile zaman zaman bu tip yazılımları üreterek herkesin istifadesine sunmaktayız.

Yazmakla meşgul olduğunuz başka bir kitap var mı? Varsa hangi konuda olduğundan bahseder misiniz?

Şu an C# kitabı üzerinde çalışmaktayım. Bu kitap Nisan ayı gibi çıkacak inşaAllah. Ayrıca Sayın Günay Kapancıoğlu ile birlikte yazacağımız ve Mayıs ya da Haziran ayı gibi hazır olacak bir “Ağ Sistemleri ve Güvenliği” adlı kitap projemiz var.

Öğretmenlikte, dönem dönem, sene sene sınıflar değişir, taze öğrenciler gelir, ama dersin hocası değişmez ders değişmez konu değişmez. Ayni şeyleri sürekli anlatmaktan sıkılmıyor musunuz? Bunu nasıl aşıyorsunuz?

Öğretmenliğimin ilk yılından beri asla müfredatla sınırlı kalmayıp, bunun yanında gerek öğrettiğimiz program yada dilin en güncel versiyonu ve en son teknolojilerini anlatma yolunu tercih ettim. Ayrıca sınıfta öğrencilerime bitirme projeleri veririm. Öğrencilerimizle beraber dersin yanında bu projeleri de geliştiririz. Bazı öğrencileri seçerek onlarla da ulusal yarışmalara katılmak üzere projeler geliştiriyoruz. Ayrıca okulumuza alanında uzman kişileri çağırıp seminerler ve sertifika programları düzenledik zaman zaman. Bunun yanısıra internet üzerinden Live Meeting programı yardımı ile belli zamanlarda düzenlenen online webinerleri öğrencilerime izlettim. Ayrıca 2 sene boyunca okulumuzda programlama konusunda başarılı olan öğrencileri seçerek hafta sonları ücretsiz kurs verdim. Dolayısı ile derslerimiz dolu dolu geçtiği için sıkılacak zaman olmuyor.

Programlama konusunda Öğrencilerinizde ve internette bu alanda sürekli sorular soran kullanıcılarda gördüğünüz ve en çok düzeltmesini istediğiniz hatalar nelerdir. Daha iyi kod yazmak için ve programlamayı daha iyi öğrenmek için tavsiyeleriniz nelerdir?

Maalesef öğrencilerim pek soru sormuyor. Bana her gün msn, pm, mail yolu ile bir çok soru gelirken derste bazen zorla soru sorduruyorum öğrencilerimin çoğuna. En çok yapılan hatalar yazım hataları. Bu da dikkatsizlikten kaynaklanıyor. Bundan sonra ise mantık hataları geliyor. Programcılık mantığı gelişmeden program yazılmaya girişildiğinde kısa kod satırları ile yazılabilecek programlar için çok uğraşılıyor. Bu nedenle her zaman programlama öğretirken öncelikle öğrencilerin programcılık mantığını geliştirecek örnek uygulamalar yaptırırım. Bazen birkaç satırlık kod birkaç sayfalık koddan daha öğretici olabiliyor.

Blog sitenizden okuduğuma göre, birçok siteye makale yazıyorsunuz.  Bu faaliyetleri ne amaçla yapıyorsunuz?

Cyber-Warrior.org sitesi alanında uzman olan pek çok programcı, web tasarımcı, grafiker, network uzmanı, güvenlik uzmanı ve daha pek çok alanda önde gelen kişileri bir araya getirmiş bir platform. Bizim bu sitedeki temel amacımız Türkiye’nin geleceğine katkıları olacak insanları yetiştirmek. Ayrıca Türkiye aleyhtarı yayınlar, toplum ve kamu vicdanını olumsuz etkileyen durumlar karşısında sanal alemde ortak bir tepki oluşturmak ve herhangi bir menfaat gözetmeksizin kamu kurum ve kuruluşlarının web sitelerine güvenlik desteği sağlamaktır. Bu sitenin yanı sıra diğer sitelerde de bilgilerimi paylaşmak amacı ile makalelerimi yayınlamaktayım.
Gelecekle ilgili planlarınız nelerdir?

Gelecek konusundaki bazı planlarım; kitap yazım işine ağırlık vermek ve web programlama ile mobil programlama konularında kendimi geliştirmek.

Bilişim alanında ve hele sizin gibi Öğretmenlik yapan birilerinin kesinlikle bu alanda iyi veya kötü hatıraları olmuştur. İyisini ya da kötüsünü mü size kalmış ama en çok etkilendiğiniz hadise nedir? Bize anlatır mısınız?

Öğrencilerimle alakalı en çok etkilendiğim hatıram şudur. Bir öğrencim vardı Şanlıurfa’da göre yaparken. Arkadaşları sınıfta uyukladığı için dalga geçerlerdi. Ben de bir gün kendisine kızarak yanıma çağırıp özel olarak görüştüm. Öğrendim ki bu öğrencim babası ihtiyar olduğu için çalışamamakta, ailenin nüfusu da kalabalık olduğu için ailede en büyükleri bu olduğu için gündüz okulda eğitim görmekte, akşamları da bir işyerinde çalışmakta idi. Dolayısı ile bu yorgunluğa dayanamayıp gündüzleri de uyuklamakta idi. Daha sonra bu öğrencimin ayağı da kırıldı ve ailede çalışan kimse kalmadı. Sınıfça evlerine ziyarete gittik ve ailenin içler acısı durumunu orada bizzat gördüm. Çok sevdiğim bu öğrencimin bu durumu beni çok etkilemiştir ve hiç unutamam.

Röportaj: Jamshid Hashimi

http://www.ceturk.com/ceturk-tv/roportajlar/volkan-aktas-ile-roportaj.html

  • I’m amazed, I must say. Rarely do I come across a blog that’s both equally educative
    and interesting, and let me tell you, you have hit the nail on the head.
    The issue is something not enough men and women are speaking intelligently about.
    Now i’m very happy that I stumbled across this in my hunt for something relating to this.